Gaziantep University

GAZİANTEP UNIVERSITY

Türkçe
Prof.Dr. MEHMET YAŞAR GÜNDOĞDU
HOMEPAGEFACULTY OF ENGINEERINGDEPARTMENT OF MECHANICAL ENGINEERING
Publications
International Journals
Year
Content
..
Journal / Book Name: ..
No/Edition: ..
Authors: ..

A. Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlar (Türkçe Özetleriyle Birlikte)

1. Çarpınlıoğlu, M.Ö., and Gündoğdu, M.Y., “An Experimental Approach for the Determination of Development Length in Particulate Flows,” International Journal of Multiphase Flow, 24-2, 347-353 (1998). (SCI-EXPANDED)

Özet: Bu detaylı iletişim makalesinde, İki-fazlı katı parçacık içeren akışların tam gelişme uzunluğunun belirlenmesine dönük gerçekleştirilen deneysel bir araştırma sunulmuştur. Bu çalışmada, literatürde atfedilenlerden daha büyük ebatta katı parçacıklar kullanılmıştır, dolayısıyla boru hatlarında katı parçacıkların pnömatik taşınımının simülasyonu da hedeflenmiştir. Yatay bir boru içerisinde akan hava içerisine bir parçacık besleyicisi vasıtasıyla düzensiz şekilli granül haldeki katı parçacıklar yüklenmiştir. İki-fazlı akışların tam gelişme uzunlukları hız profilleri (Lodes ve Mierka, 1990) yada duvardaki static basınç gradyeni (Obot vd., 1993) kullanılarak belirlenebilmektedir. Bu çalışmada, hava içerisinde homojen parçacık dağılımının elde edilebilmesi için parçacık besleyicisinin akış yönünde aşağısındaki gerekli mesafe olarak kabul edilen gelişme uzunluğu, lokal statik basınç gradyeni, dP/dx ölçümlerinden hesaplanan local sürtünme faktörünün, fp+a değişimi elde edilerek belirlenmiştir.

Gelişme uzunluğuna Re ve Mp/Ma’nın etkisini belirleyebilmek için ölçümler, havanın kesitsel ortalama hızı U ve borunun iç çapı D’ye dayalı Re sayısının şu aralığında 51500£Re£109000 ve parçacık kütle yükleme oranının bu değerlerinde 5%£Mp/Ma£30%, yapılmıştır.

2. Gündoğdu, M. Y., and Çarpınlıoğlu, M. Ö., “A Multi-tube Pressure Probe Calibration Method for Measurements of Mean Flow Parameters in Swirling Flows” Journal of Flow Measurement and Instrumentation, 9-4, 243-248(1998). (SCI-EXPANDED)

Özet: Bu makalede, çok-tüplü sondalar için döngülü akış alanlarında uygulanabilen basit ve hassas bir ölçüm metodu sunulmaktadır. Dikey ve yatay eğim açılarına bağlı olarak akım yönünün, lokal statik, ve dinamik basınç değerlerinin belirlenebilmesi çok-tüplü basınç sondalarının 3- yada 5-tüplü versiyonlarıyla kullanılan bir kalibrasyon metoduyla mümkün olabilmektedir. 3-tüplü sonda içerisine helisel sargılı tel yerleştirilen bir boru içerisindeki düşük döngülü akış alanında kullanılmışken, 5-tüplü sonda içerisinde güçlü bir dönel akış olan konvansiyonel bir hava siklonunda test edilmiştir. Sunulan metod, boyutsuz kalibrasyon parametrelerine bağlı olarak elde edilen sondanın dönel hassasiyeti üzerine dayandırılmıştır.

3. Gündoğdu, M. Y., and Çarpınlıoğlu, M. Ö., “Present State of Art on Pulsatile Flow Theory. Part I: Laminar and Transitional Flow Regimes,” JSME International Journal Series B: Fluids and Thermal Engineering, 42-3, 384-397 (1999). (SCI-EXPANDED)

Özet: Salınımlı (vurumlu) akış, ki o ortalama bir akış ve onun üzerinde periyodik olarak değişen zamana-bağımlı bir bileşenden oluşmaktadır, kendine has zaman-bağımlı bir akıştır. Sıfır ortalama akış bileşenli darbeli akış ise salınımlı akışın gerçek bir alt-tipidir. Salınımlı akış laminar, türbülanslı, ve geçiş akış rejimlerinin birinde görünebilir. Bu makalede salınımlı akışların temel terminolojisi ve ilişkileri, günümüze dek gerçekleştirilen teorik ve deneysel araştırmalara dayalı olarak, sunulmuştur. Laminar ve geçiş rejimleri hakkında ulaşılabilen teorik taban vurgulanmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı salınımlı boru akışlarının bilimsel teorisini toparlayarak düzenlemek olsada, ilgili akış alanları hakkında basılmış bazı makalelerde işleme tabi tutulmuştur.

4. Gündoğdu, M. Y., and Çarpınlıoğlu, M. Ö., “Present State of Art on Pulsatile Flow Theory. Part II: Turbulent Flow Regime,” JSME International Journal Series B: Fluids and Thermal Engineering, 42-3, 398-410(1999). (SCI-EXPANDED)

Özet: Bu makalede, laminar ve geçiş rejimli salınımlı akışlarla ilgili önceki bir makalenin devamı olarak, günümüze dek türbülanslı salınımlı akışlar hakkında gerçekleştirilmiş çalışmalar sunulmaktadır. Makalede tartışılan ana başlıklar şu şekildedir; periyodik dış serbest-akım altındaki türbülanslı sınır tabakası akışları, salınımlı türbülans akışların yapısı üzerine teorik ve deneysel araştırmalar, salınımlı türbülans akışlarda elde edilebilen sınıflandırmalar, ve salınımlı türbülans boru akışlarındaki sürtünme kayıpları hakkındaki hem teorik hem deneysel çalışmalar. Bu kapsamda, konu hakkında birkaç temel boşluk belirlenmiş ve gelecekte araştırılacak konular olarak listelenmiştir.

5. Çarpınlıoğlu, M. Ö., and Gündoğdu, M. Y., “Correlation for Development Length of Fully Suspended Flows in Horizontal Pneumatic Conveying,” The International Journal of Storing, Handling & Processing of Powder, 12-2, 145-150(2000).

Özet: Bu makalede, yatay dairesel kesitli bir boru hattı içindeki katı parçacık-hava karışımının tam süspansiyonlu bir akışının tam gelişme uzunluğu hakkında gerçekleştirilen deneysel bir araştırma sunulmaktadır. Boru çapının bir fraksiyonu, (x/D)c olarak tarif edilen gelişme uzunluğu, statik basınç gradyeni dP/dx ölçümlerini temsilen hesaplanan lokal sürtünme katsayısının fp+a parçacık besleyicinin aşağı tarafında tespit edilen değişmezliğiyle ilşkilendirilmiştir. Ortalama çapları 375 mikrometre£d£825 mikrometre arasında olan bulgur ve irmik parçacıkları, Re sayısı 51500£Re£109000 arasında olan hava akışı içerisinde parçacık kütle yükleme oranı 5%£Mp/Ma£30% arasında olacak şekilde, taşınmıştır.

Boyutsuz parametereler d/D, Mp/Ma, Re ve Fr’nin bir fonksiyonu olarak verilen nihai korelasyon ilgili literatüre yeni bir katkıdır. Bu analiz metodu, (x/D)c’deki veriler kullanılarak temiz hava sürtünme katsayısının bir fraksiyonu; fp+a/fa olarak tanımlanan lokal sürtünme katsayısı için elde edilen diğerbir korelasyon vasıtasıyla da doğrulandı.

6. Çarpınlıoğlu, M. Ö., and Gündoğdu, M. Y., “Presentation of a Test System in Terms of Generated Pulsatile Flow Characteristics,” Journal of Flow Measurement and Instrumentation, 12-3, 181-190(2001). (SCI-EXPANDED)

Özet: Salınımlı boru akışlarını deneysel olarak araştırabilmek için ölçüm ve veri işleme bileşenleri dahil komple bir test sistemi tasarlandı ve kuruldu.

Ölçüm sisteminin ve bu zamana kadar düzeneğin ölçüm istasyonunda salınmlı akış karakterinin belirlenmesi maksadıyla laminardan türbülanslı rejime geçiş aralığında gerçekleştirilen deneylerin temelleri bu makalede sunulmuştur.

Katı dairesel kesitli bir boru içerisindeki salınımlı akış, düzenli zamandan-bağımsız eksenel akış üzerine saf sinüsel darbenin eklenerek yüklenmesiyle üretilmiştir. Ölçüm istasyonundaki akış doğası, zaman-ortalamalı Reynolds sayısı Reta’nın şu; 1800£Reta£60,000 aralığında yapılan kesitsel hız dağılımı ve duvar basıncı gradyeni ölçümlerine bağlı olarak belirlendi. Hakim darbe parametreleri olan boyutsuz frekans parametresi; Öw’ ve darbe hız genliği oranı; A1’in deneylerde kapsanan aralıkları sırasıyla 5£Öw’£28 ve 0.0035£A1£0.7113’tü.

Öw’=7 ve Öw’=12.5 durumları için gözlenen bildik akış ters-dönmesi, Akış ters-dönmesi öncesi kritik safhadaki akım yapısını tanımlamak maksadıyla Reta, darbe Reynolds sayısı; Reos ve A1 arasındaki bir korelasyon kullanılarak, temsil edildi.

7. Çarpınlıoğlu, M. Ö., and Gündoğdu, M. Y., “A Critical Review on Pulsatile Pipe Flow Studies Directing Towards Future Research Topics,” Journal of Flow Measurement and Instrumentation,12-3,163-174(2001).(SCI-EXPANDED)

Özet: 1970’lerin öncesinden beri yoğun çaba gösterilmesine karşın, deneysel araştırmalarla desteklenmiş olan darbeli boru akışları teorisi, zamandan-bağımsız düzenli boru akışlarının iyi-tanımlanmış teorisine kıyasla henüz tamamlanamamıştır. Bundan dolayı, 21. yüzyılın bilim adamları tarafından bu akış alanında deneysel çalışmalar vasıtasıyla yapılabilecek çok şey olduğu anlaşılmaktadır. Buradaki çalışma, genişletilmiş derleme makaleleri [1,2]’nin değerlendirme ve yorum analizine dayalı olarak mevcut gelişim durumunu; 1928-2000 arası zaman periyodunu kapsayacak şekilde, var olan boşluklarla birlikte ne bilinmektedir ve ne bilinmemektedir sorularına cevap vererek, gelecekteki araştırmalar özellikle akış ölçümleri içerenler için olgun bir zemin sağlayacak şekilde, sunmayı amaçlar. Ek olarak sunulan salınımlı akışın temelleriyle ilgili bilgi, kaçınılmaz olarak etkiye bağlı akım ölçümünün nasıl yapılacağı ve dolayısıyla akım salınımının kendisinin herhangi bir çeşit akış metresinin hassasiyet ve doğruluğu üzerindeki önemi hakkında da yardımcı olur. Sunum metodu şu şekildedir; tarihi geçmişe, ortak terminolojiye ve tüm rejimlerdeki salınımlı akış alanını tanımlayan başlıca denklemler, terimlerin aşırı çeşitliliğini algılama güçlüğünün üstesinden gelecek şekilde literatürden elde edilebilen yaklaşımlarla birlikte , verilmektedir. Laminar ve geçiş rejimli akışlar, türbülanslı akışın doğasından kaynaklanan sebeplerle, türbülanslı akıştan çok farklı kabul edildiği için, laminar ve geçişli akım rejimlerinin karakteristikleri uygun konu başlıkları altında akış ortamı kısmen sıkıştırılabilen Newtonyan bir akış kabul edilerek daha sonra tartışılmaktadır. Ek ölçümler gerektiren araştırma konuları, bu alanda araştırma yapmaya ilgili kişilere yardımcı olmak maksadıyla baskın akım parametrelerinin deneysel aralıklarıyla birlikte, vurgulanmaktadır.

8. Gündoğdu, M.Y., and Çarpınlıoğlu, M.Ö., “An Interactive Data Acquisition and Control System Coupled on a Pulsatile Pipe Flow Test Rig,” Measurement and Control, 35-3, 43-46(2002). (SCI-EXPANDED)

Özet: Laminar, geçiş ve türbülanslı rejimlerdeki salınımlı boru akışında hız dağılımı ve zamana-bağımlı statik basınç ölçümleri için kullanılabilecek bir test düzeneği öncelikle tasarlandı ve kuruldu. Ölçülen verilerin taşınması, işlenmesi, ve depolanması yanısıra gerekli test düzeneği bileşenlerinin iç etkileşimli olarak kontrolünü sağlayabilecek bir iç etkileşimli veri taşıma ve kontrol sistemi tasarlandı ve kurulan deney düzeneği üzerinde kullanıldı. Salınımlı akış alanındaki zamana-bağımlı ölçümlerin yüksek hızlı bilgisayar destekli işlenmesi böylelikle hassas bir biçimde gerçekleştirildi. Test düzeneği üzerinde kısa bir zaman periyodu içinde, salınımlı boru akışının sürtünme kayıpları ve hız alanıyla ilgili sistematik deneyler kolayca tamamlanabildi. Bu sistemin çalışma prensipleri ve avantajları, burada yeterince detaylı bir şekilde tartışıldı.

9. Gündoğdu, M.Y., “Design Improvements on Rotary Valve Particle Feeders Used for Obtaining Suspended Air Flows,” Powder Technology, 139-1, 76-80(2004). (SCI-EXPANDED)

Özet: Besleyici silosundaki parçacıkların yapışma köprüsü kurmaları ve kenetlenmeleri, besleyicinin vanası içerisinde parçacıkların sıkışması, ve düşük yuğunluklu parçacıkların geri püskürtülmesi, konvansiyonel bir dönel vana parçacık besleyicisinde gözlenen en yaygın problemler olagelmiştir. Bu çalışmada, dönel vana besleyicilerin bu problemleri onun konvansiyonel tasarımında yapılan orijinal modifikasyonlarla izole edildi. Modifikasyonların sonuçları gösterdi ki; modifiye edilen besleyici, konvansiyonel dönel vanalarda tecrübe edilen problemlerle karşılaşılmaksızın, granüler parçacıkları 5±0.15 ve 85±0.85 g/s aralığındaki besleme oranlarıyla hassas biçimde beslemek için kullanılabilir oldu.

10. Gündoğdu, M.Y., “Discharge Characteristics of Polydisperse Powders through Conical Hoppers. Part 1. Predictions for Fine, Granular, Free Flowing Powders,” Particulate Science and Technology, 22-4, 339-353(2004). (SCI-EXPANDED)

Özet: Eşit-katı yoğunluklu ve yaklaşık-küresel şekilli ince çok ebatlı granüler tozların konik silolardan boşalım karakteristiği, tozların kütle boşalım oranları ölçülerek araştırıldı. Boşalım oranına tozların ebat dağılımının ve silo delik çapının etkileri, doğal yer çekimi akışı şartlarında altı farklı silo delik çapı ve üç farklı toz çeşidiyle gerçekleştirilen deneyler vasıtasıyla belirlendi. İlkdefa çok ebatlı tozları karakterize etmek için yeni bir etkili ortalama çap tanımlandı ve bir tozun parçacık ebadlarına karşılık ağırlık fraksiyonları dağılımından %50 genel ağırlık fraksiyonuna tekamül edecek ebad olarak belirlendi. Bu etkili ortalama çap, Beverloo denkleminin iki modifiye formuyla çok ebatlı tozların silo deliğinden kütle boşalım oranının hesaplanmasında, verimli olarak kullanıldı.

11. Gündoğdu, M.Y., “Discharge Characteristics of Polydisperse Powders through Conical Hoppers. Part 2. Predictions for Coarse, Granular, Free Flowing Powders,” Particulate Science and Technology, 24-1, 23-37(2006). (SCI-EXPANDED)

Özet: Kalın çok ebatlı granüler tozların konik silolardan boşalım karakteristiği deneysel olarak araştırıldı. Doğal yer çekimi akışı şartları altında yedi farklı silo deliği çapı için dört farklı toz çeşidinin ortalama kütle boşalım oranları sistematik olarak ölçüldü. Her bir toz çeşidi, aynı toz materyalinin 3 mm den daha küçük farklı alt ebatlılarının, bir karışımıdır. Çok ebatlı tozların ebat dağılımının ve silo delik çapının boşalım karakterine etkileri deneysel olarak belirlendi. Ölçülen boşalım oranı verileri iyi-bilinen Beverloo denkleminin modifiye edilmiş formları kullanılarak hesaplanan boşalım oranı değerleriyle kıyaslandı. Ulaşılabilen literatürde atfedilen Hacim-moment-ortalama çapı, dVM ve %50 ağırlık fraksiyonu çapı, d50’nin herikisi de kalın çok ebatlı tozları karakterize etmek için kontrol edildi ve hesaplamalar boyunca kullanıldı. Kıyaslamalar ortaya koydu ki; hem dVM hem de d50 çok ebatlı test tozlarını karakterize etmek için başarılı bir şekilde kullanılabilir, ve kütle boşalım oranı hesaplamaları deneysel verilerle ± %4.04’den daha küçük bir ortalama sapmayla güzel bir uyum içindedir.

12. Özahi, E., Gündoğdu, M.Y. , and Carpınlıoğlu, M.Ö. “A modification on Ergun’s Correlation for use in cylindrical packed beds with non-spherical particles”, Advanced Powder Technology, 19-4, 369-381( 2008).(SCI-EXPANDED)

Özet: Üzerinden türbülanslı boru akışı geçen silindirik paket yatakların basınç düşüş karakterini belirlemek için deneysel bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışma, küresel parçacıklardan oluşturulmuş paket yataklar için önerilen meşhur Ergun korelasyonunun küresel olmayan parçacıklardan oluşturulan paketler için kullanılabilirliğini açığa çıkarmak için planlandı. Basınç düşüşü üzerine yatak uzunluğunun çapına oranı, yatak geçirgenliği, parçacık ebatı, parçacık şekli yada küreselliğinin etkilerini anlayabilmek için deneysel paket yataklar, iki farklı düzensiz-şekilli ve bir küresel şekilli paketleme malzemelesi kullanarak oluşturulmuştur. Yataklar, zeolit, nohut, ve cam bilye malzemeleri kullanıp 0.55£F£1.00 aralığındaki parçacık küreselliği kapsanarak üretildi. Sistematik deneyler ve veri analiz süreci gösterdi ki; meşhur Ergun korelasyonu küresel olmayan ve/veya küresel parçacıklardan oluşturulan deneysel yatakların tümüne ±%20’lik bir maksimum sapmayla uygulanabilir bulundu. Ancak bu sapma, Ergun korelasyonu içinde parçacık Reynolds sayısı Rep, parçacık sürtünme katsayısının yeni bir formu f*p, ve bazı adapte edilmiş ampirik sabitlerin kullanılmasını kaspsayan bazı basit modifikasyonlar kullanılrsa, ihmal edilebilir ±%4’lük düzeyde bir maksimum sapmaya azaltılabilir bulundu.

13.Gündoğdu, M.Y. , Kutlar, A.İ., and Çarpınlıoğlu, M.Ö. “Discharge regimes of polydisperse powders through conical hoppers under positive flow conditions", Particulate Science and Technology, 26-6, 551-562(2008). (SCI-EXPANDED)

Özet: Çok ebatlı tozların bir konik silodan boşalım karakteristiği, farklı pozitif basınç farkları (yani DP>0) altında toz boşalım rejimlerini gözlemekle ve yanısıra katı kütle boşalım oranlarını ölçmekle, deneysel olarak araştırıldı. Gözlemler ve ölçümler, silo deliğinin en az dört farklı çapında (2.5mm£Do£30.0 mm) beş pozitif DP değerinde (0 Pa£DP£1405 Pa) ırmak kumu, zeolit, gübre ve hızar tozu gibi test tozları için, sistematik olarak yapılmıştır. Bu çalışmada, pozitif DP’nin hem katı kütle boşalım oranı üstüne hem de boşalım rejimi üstüne etkileri farklı delik çapları ve test tozları için ilk kez tespit edilmektedir. Boşalım rejimi hakkındaki orjinal sonuçlardan birisi şudur ki; pozitif DP değerinin kritik bir değere doğru artması DP=0’ken (yani doğal yerçekimi akışı şartlarında) gözlenen boşalım rejimini muhafaza eder yada kademeli olarak daha düzenli hale sokar. Ama, bu kritik değerin üzerinde ek pozitif DP artışı boşalım rejimini daha düzensiz yapar, literatürde bahsedilen negatif DP’deki artışın etkisiyle uyum içinde.

14. Yılmaz, F. and Gündoğdu, M.Y. “A critical review on blood flow in large arteries; relevance to blood rheology, viscosity models, and physiologic conditions", Korea-Australia Rheology Journal, 20-4, 197-211(2008).(SCI-EXPANDED)

Özet: Bu çalışmanın amacı; kan reolojisi, kan viskozite modelleri, ve fizyolojik akış şartları hakkında kritik ve yorumsal analiz üzerine bakış noktalarını sunmaya dönük olarak, öncelikle yönlendirilmiştir. Bu temel noktaların anlaşılması, kanın yeterli ve kabul edilebilir bir CFD modeline olan ihtiyacı karşılamada hayatidir. Bu maksatla kullanılan viskozite modellerinin çoğu deneysel viskozite verileri üzerine yapılan parametrik adaptasyondan belirlenegelmiştir. CFD analizinin viskozite modellerini tanımlamak için kullanılan literatürdeki deneysel verilerin elde edilişi kesinlikle seçilmeli ve bazı hataları önlemek maksadıyla kontrol edilmelidir. CFD modeli sonuçlarını sınırlayan birkaç ana boşluk açığa çıkarılmış ve gelecekteki araştırmalar için bazı fikirler verilmiştir.

15. Gündoğdu, M.Y., Kutlar, A.İ., and Düz, H. “Analytical prediction of pressure loss through a sudden expansion in two-phase pneumatic conveying lines”, Advanced Powder Technology, 20-1, 48-54 (2009). (SCI-EXPANDED)

Özet: Tasarım aşamasında pinömatik bir taşıma sisteminin boru bağlantılarının kopma yada minör basınç kayıplarının öngörülmesi, o sistemdeki sürtünmeye dayalı basınç kayıplarının belirlenmesi kadar kritiktir. Birçok pinömatik taşıma sistemindeki akış iki-fazlı bir akıştır; öyleyse o deneysel tekniklerle araştırabilecek kadar kompleks ve zordur. Hava-katı parçacık akışlı yatay bir pinömatik taşıma hattının dairesel kesitli, eksenel simetrili, ani-genişleme bağlantısındaki statik basınç kazanımı ve minör kayıp katsayısı analitik olarak çalışıldı. Literatürde önerilen teorik modeller oldukça az ve deneysel çalışmaları doğrulamayan yapıdadır. Literatürde sunulan ve iyi bilinen homojen ve ayrılmış akış modelleri, kütle ve moment sakınımı kanunları vasıtasıyla probleme öncelikle uygulandı. Her iki modelin basınç kazınımı ile ilgili çıktıları literatürdeki deneysel ve nümerik verilerle kıyaslandı ve aralarında kötü bir uyum gözlendi; bundan dolayı, bu çalışmayla yeni orjinal bir analitik model öne sürülmektedir. Yeni model, literatürdeki ampirik kayma oranı tespitleriyle desteklenen meşhur ayrılmış akış modeliyle elde edilen gaz ve katı fazları arasındaki kayma hızını hesaba katan bir kayma akış modeli olarak adlandırıldı. Öne sürülen kayma akış modelinin basınç kazanımı ve minör kayıp katsayısı üzerine tespitleri literatürde karşılık gelen verilerle iyi bir uyum içinde bulunmaktadır.

16. Yılmaz, F. and Gündoğdu, M.Y. “Analysis of conventional drag and lift models for multiphase CFD modeling of blood flow", Korea-Australia Rheology Journal, 21-3, 161-173(2009).(SCI-EXPANDED)

Özet: Bu çalışma, salınımlı kan akışının hesaplamalı akışkanlar dinamiği, CFD modellemesinde uygulanabilirliklerini anlamak maksadıyla, son zamanlarda akışkan-katı, akışkan-akışkan yada sıvı-sıvı iki-fazlı akışlar için geliştirilen özellikle sürükleme ve kaldırma modellerini analiz etmektedir. Hakiki kütle etkisi ve kırmızı kan hücresi, RBC toparlanmasının kan akışının CFD modellemesine etkisi de bu sahada gelecekteki eğilimleri öngörebilmek maksadıyla kısaca gözden geçirilmiştir. İki-fazlı akışlar hakkındaki son çalışmalar; kan hücresinin şeklini, deformasyonunu, konsantrasyonunu ve toparlanmasını yansıtabilecek daha kuvvetli sürükleme-kaldırma modelleri geliştirebilmek için çok faydalı bulundu.

17. Çarpınlıoğlu, M.Ö., Özahi, E., and Gündoğdu, M.Y. “Determination of laminar and turbulent flow ranges through vertical packed beds in terms of particle friction factors”, Advanced Powder Technology, 20-6, 515-520(2009).(SCI-EXPANDED)

Özet: Paket yataklardaki akışlar için laminardan türbülanslı rejime geçişi tanımlayan parçacık Reynolds sayısı, Rep ile ilgili çeşitli çalışmalar bulunmasına rağmen, konu hala bilinmeyenlerden birisidir. Bu makalede, sabit silindirik paket yataklardan geçen yukarı-yönlü hava akışıyla ilgili deneysel verilere dayalı bir yaklaşım sunulmaktadır. Kullanılan paket yataklar aşağıdaki aralıklara sahipti; küresellik F, 0.55£F£1.00, paket malzemesi çapının yatak uzunluğuna oranı Dp/L, 0.04£ Dp/L £0.72, ve yatak geçirgenliği e, 0.36£e£0.56. Test şartları parçacık Reynolds sayısının 708£Rep£7772 aralığını ve parçacık Froude sayısının 2.86£Frp£10.39 aralığını kapsadı. Parçacık sürtünme katsayısı, fp hakkındaki elde edilebilen literatüre atfen yatak sürtünme etkilerini belirlemek için paket yatak boyunca basınç düşüşü, DPBed ve ortlama rölatif çıkış hızı, U kullanılmaktadır. Geçiş rejimini tanımlayan Rep büyüklüğü, akış dinamiğine dair özel vurguyla, 2000 olarak kabul edilmektedir. fp’yi hesaplamak için Bird vd.’nin [R.B. Bird, W.E. Stewart, E.N. Lightfoot, Transport Phenomena, John Wiley and Sons, NY, 1960] tanımlamaları kullanılmaktadır. Laminar ve türbülanslı akışların sıralı yaklaşık aralıkları Rep<2000 ve Rep>2000 için kapsanan test şartlarında hesaplanan fp’ler basınç katsayısının, DP* ve Rep, Frp, U, e, Dp/L’nin bir fonksiyonu olarak verilmektedir. fp=fp(DP*, Rep, Frp, U, e, Dp/L)’nin önerilen ayrı denklemleri, laminar ve türbülanslı akışlar için tekamül eden ±%7.6’lik ve ±%18’lik ortalama hata marjinleriyle, tatmin edilmektedir. Üstelik, boru akışlarındaki iyi bilinen Moody diyagramına benzer bir analojiyle paket yataklardaki geçiş rejimli ve tam pürüzlü akış aralıkları 2000£Rep£4000 ve Rep>5000 olarak elde edilmiştir.

18. Özahi, E., Çarpınlıoğlu, M.Ö., and Gündoğdu, M.Y. “Simple methods for low-speed calibration of hot-wire anemometers”, Flow Measurement and Instrumentation, 21-2, 166-170(2010).(SCI-EXPANDED)

Özet: Bu makalede, bir CTA sondası için 0.029m/s£ U £1.79 m/s’lik aralığı kapsayan düşük hızlarda geçerli olan iki kalibrasyon metodu sunulmaktadır. Basit laminar boru akışı düzeneği üstünde iyi-bilinen yerinde kalibrasyon metodu ortalama bir Re sayısı aralığı 25£Re£1590 için kullanıldı. Dönel disk metodu, 0.05 m/s£U£1.05 m/s’lik hız aralığında, önerilen kalibrasyon metodudur. Her iki kalibrasyon metodu kıyaslandı ve ±%7’lik bir maksimum hata marjı içinde birbirleriyle uyum içinde olarak bulundu. Bundan dolayı 0.029 m/s’lik hızlara kadar düşük hızlarda, modifiye edilmiş King kanunu formunda derlenen kalibrasyon denklemi ilgili parametrelerin; A=2.676, B=0.749, ve n=0.75 değerleriyle, yeterli doğrulukla kullanılabilmektedir.

19. Yılmaz, F. and Gündoğdu, M.Y. “Experimental and computational investigation of velocity field for intermediate laminar regime of pulsatile pipe flow”, Journal of Thermal Science and Technology, 30-2 (2010 baskıda). (SCI-EXPANDED)

Özet: Bu çalışmada, laminar-salınımlı boru akışının ara bölgesindeki hız alanı deneysel ve hesaplamalı teknikler kullanılarak araştırılmaktadır. Öncelikle, kesitsel hız profillerinin ve static basınç farkının bir test bölgesinde salınım çevriminin 30 farklı anındaki değişimleri 2.26x103±17%≤Reta≤4.36x103±10%, 5.1±4%≤ ≤28.0±0.05%, 0.03≤A1≤0.71’lik aralıklarını kapsayan 29 farklı test şartı için ölçüldü. Akabinde deneysel şartların seçilen dört farklı adedi, sonlu-hacim tabanlı Fluent yazılım-paketi kullanılarak analiz edildi. Bu çalışmanın hem deneysel hem de hesaplamalı sonuçları gösterdi ki; laminar-salınımlı boru akışının ara bölgesindeki tüm deney şartları için boyutsuz hız profillerinin genel eğilimi Blasius’un dağılımına çok benzemektedir fakat Prandtl’ın dağılımından oldukça farklıdır. Tüm deneysel şartlar için hem deneysel hem de hesaplamalı hız profilleri salınım çevriminin bazı fazlarında Blasius dağılımından daha küt olmaktadır fakat geri kalan fazlarda ondan daha sivri olmaktadır.

Communications Presented and Published In a Book In The International Scientific Meetings
Year
Content
..
Journal / Book Name: ..
No/Edition: ..
Authors: ..

C. Uluslararası kongre bildirileri (Türkçe Özetleriyle Birlikte)

1. Gündoğdu, M.Y., and Öztürk, M., “Flow Discharge Regimes of Polydisperse Powder-Air Mixtures through a Conical Hopper under Positive Pressure Gradient” The First Cappadocia International Mechanical Engineering Symposium CMES-04, Cappadocia/Niğde/Turkey, July 14-16, 2004.

Özet: Çok ebatlı granüler tozların dikey bir depo altına bağlanmış konik bir silodan akış karakteristiği, katı boşalım oranını ölçmek ve boşalım rejimini gözlemek suretiyle, araştırıldı. Deneyler hem doğal yer çekimi akış alanı hem de pozitif basınç gradyenli akış alanı dikkate alınarak, 2 farklı toz çeşidi, 6 farklı silo deliği, ve 6 farklı basınç gradyeni için sistematik olarak yapıldı. Bu çalışmada pozitif basınç gradyeninin, silo delik ebatının, ve toz özelliklerinin çok ebatlı parçacıkların boşalım rejimine ve katı kütle boşalım oranına etkileri tespit edilmektedir. Tespitler ve gözlemler daha sonra tek-ebatlı ve iki-ebatlı tozlar hakkında eldeki literatürle kıyaslandı.

National Journals
Year
Content
..
Journal / Book Name: ..
No/Edition: ..
Authors: ..

B. Ulusal hakemli dergilerde yayınlar (Türkçe Özetleriyle Birlikte)

1. Gündoğdu, M.Y., and Göksel, Ö.T., “Calibration and Use of a Five-Tube Pressure Probe in the Swirling Flow Field,” Turkish Journal of Engineering and Environmental Sciences, 22-3, 223-233(1998).

Özet: Bu makalede, beş-tüplü bir basınç sondasının üretilmesi, kalibrasyonu ve sonra döngülü akış alanı içerisindeki akış hızı ve açısallığı ölçümünde kullanılması sunulmaktadır. Sondanın kalibrasyonunu başarabilmek için orjinal bir yönlendirme mekanizması tasarlandı. Bu yönlendirme mekanizmasının ulaşılabilen literatürde bahsedilen diğer mekanizmalar üzerindeki başlıca avantajları; akım-alanıyla teması olmaması, sürülmesinin ve üretiminin basitliğidir. Bu mekanizma, sondayı kendi burnu etrafında bir birine dik iki yüzeyde ±0.25o’lik bir netlikle döndürmeyi mümkün kılmaktadır. Kalibrasyon işlemi boyunca değişken hızlı, üfleme tipli bir rüzgar tüneli kullanıldı. Sondanın kalibrasyonu ±45o’lik bir dikey açı ve ±35 o’lik bir yatay açı aralığında yapılmıştır. Böylelikle elde edilen kalibrasyon diyagramları, sonda ekseni silindirik koordinat sisteminin teğet yönüyle aynı doğrultuda olacak şekilde sabitlenmesi suretiyle dikey bir hava siklonunun döngülü akış alanı içerisinde akış yönü, dinamik basınç ve toplam basınç ölçümü için kullanıldı.

2. Çarpınlıoğlu, M.Ö., and Gündoğdu, M.Y., “Effect of Particle Size and Loading on Development Region in Two-Phase Flows,” Turkish Journal of Engineering and Environmental Sciences, 23-1, 27-37(1999).
Özet: Yatay bir boru içindeki hava akışı içine bir parçacık besleyiciyle katı parçacıkların yüklenmesi yoluyla elde edilen iki-fazlı bir akışın gelişme uzunluğu hakkında deneysel bir çalışma yapıldı. Gelişme uzunluğu, lokal sürtünme faktörlerinin değişimiyle anlaşılan hava içerisinde homojen parçacık dağılımının ulaşıldığı parçacık besleyicinin aşağı yönünde yeterli mesafe olarak tanımlanmıştır. Değişik hava-katı paçacık süspansiyonları için gelişme uzunluğunu belirleyebilmek maksadıyla test borusu boyunca statik basınç gradyeni dP/dx ölçüldü. Gelişme bölgesinin uzunluğuna fiziksel parçacık özelliklerinin etkisini belirleyebilmek için farklı ebat, şekil ve görünen yoğunluktaki bulgur ve irmik parçacıkları kullanıldı. Ölçümler hava akışı Re sayısının 51500<Re<109000 aralığında ve parçacık yükleme oranının 5%<Mp/Ma<30% aralığında gerçekleştirildi. Değişkenlerin kapsanan aralığında, gelişme uzunluğu Re sayısının şu şekilde güçlü bir fonksiyonu olarak bulundu; Re’deki bir artış gelişme uzunluğunda bir azalmaya sebep oldu, yükleme oranı ikinci dercede önemli görünmekteyken. Deneylerde kapsanan ebat aralığı için parçacık ebatının kendisi fazla önemli bulunmamasına karşın, Re (103000) ve Mp/Ma (5%)’nin kritik değerleri için parçacık ebatı gelişme uzunluğu üstünde oldukça etkili bulundu.
Communications Presented and Published In a Book In The National Scientific Meetings
Year
Content
..
Journal / Book Name: ..
No/Edition: ..
Authors: ..

D. Ulusal kongre bildirileri

1. Gündoğdu, M.Y., and Çarpınlıoğlu, M.Ö., “Salınımlı ve Vurumlu Boru Akımlarının İncelenmesine Yönelik Bir Deney Düzeneğinin Tasarımı,” Kayseri 2.ci Havacılık Sempozyumu, Sempozyum Kitabı 46-55, Kayseri, 11-15 Mayıs 1998.

Özet: Bu bildiride öncelikle salınımlı ve vurumlu hava akımlarının incelenmesine yönelik deney düzeneklerine ilişkin rüzgar tünellerinide içeren bir literatür araştırması sunulmaktadır. Boru içi salınımlı ve vurumlu akım alanlarında, radyal yöndeki eksenel hız dağılımının ve eksenel yöndeki sürtünmeye dayalı basınç kaybının karakteristik akım parametrelerine göre değişimini belirlemek amacıyla bir deneysel çalışma planlanmıştır. Rüzgar tünellerinde ve boru hatlarında kullanılan değişik tip salınımlı akım üretme mekanizmaları incelenip, bir Scotch-Yoke mekanizmasıyla sürülen piston-silindir ekipmanı üzerinde karar kılınarak tasarımı yapılmıştır. Bu ekipmanla boru içerisinde üretilen akımın;salınım frekansı, salınım şiddeti ve Reynolds sayısı birbirinden bağımsız olarak değiştirilebilmektedir. Deney düzeneğinden veri alma ve irdeleme işi bilgisayar destekli bir veri toplama ünitesi ile yapılacak şekilde tasarlanmıştır. Bildiride, tasarlanan düzenekte gerçekleştirilecek ölçümler düzeneğe bağlantılı veri toplama sistemi ile beraber anlatılmaktadır.

2. Gündoğdu, M.Y., and KUTLAR, A.İ, “İki-Fazlı Pinomatik Nakil Hatlarında Ani-genişleme Elemanlarından Kaynaklanan Enerji Kaybı”, ULIBTK’05 - 15. Ulusal Isı Bilimi ve Tekniği Kongresi, Trabzon, 7-9 Eylül 2005 (Poster sunu).

Özet: Bu çalışmada, içinden hava-katı partikül karışımı akan boru ani-genişleme elemanındaki enerji kaybına Reynold sayısının(Re), partikül-hava kütle yükleme yüzdesinin(Mp/Ma%), ve alan genişleme oranının(A1/A2) etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla deneysel bir düzenek hazırlanmış olup 4 farklı Re sayısında, 4 farklı partikül yükleme oranında, ve 2 ayrı genişleme elemanında sistematik deneyler yapılmıştır. Deneylerde katı partikül malzeme olarak ‘irmik’ seçilerek çalışmanın hububat işleme sektörüne dönük örnek çalışma olması planlanmıştır. Bu deneylerden elde edilen veriler, her bir etken parametrenin etkisini anlatacak şekilde grafiklere dökülüp yorumlanmıştır. Bu veriler tek-fazlı akış durumundaki verilerle ve literatürdeki bulgularla da kıyaslanarak pratik sonuçlar çıkarılmıştır.

Design ~GAÜN WebTeam